Pazartesi, Mart 06, 2006

uskumru ya da fazla rejim Deniz'i bozar yazisi

Hep o dort'lemelerin yuzunden. Koray da ben de dortleyince gorduk ki, rakilamayi ozlemisiz, seytan aklimiza persembeden girdi yani. Rejimdi, saglikti, migrendi suydu buydu derken haftalardir icki icmedim zaten, kilo verme islemi yavas ama kararli bir sekilde suruyor, bu haftasonu icsem bisi olmaz dendi, pazartesinden itibaren cok dikkat ederim artik dendi, kendi kendimi kandiriverdim. Cumartesi sabahi pazara kararli bir sekilde gittik: Aksama program belli, az meze, cok balik- hayvan alinacak, iki kadeh -edebince, kilolari zar zor verdikten sonra bokunu cikarmak yok- raki esliginde baliklar, rokalar lupletilecek, oh oh ne de guzel olacakti.

Ismi lazim degil, bazi arkadaslarin bloglarinda yayinladiklari o resmi gorur gormez aklima girmisti zaten, uskumru alindi pazardan, bir de dev karidesler, salatalar, yesillikler falan. Evde bir hiz Koray baliklari temizledi, yikadi. Beyaz soganlardan, kereviz saplarindan, maydonoz saplarindan bir yatak yaptik uskumrulara, uzerine azicik limon zeytinyagi doktuk, top top karabiberleri de ekledik, bi heyecan bekledik aksami.

Aksam oldu, mezelerimizi coplendik, Koray yedigim her borulce tanesinin ardindan uzulerek bakti (adam fena oluyor sevgili borulcelerinin hepsini yiyemeyince, daglara taslara pisirsem de doymuyor, ben ne yapayim) rakilari tazeledik, karidesleri izgara tavasina attik, Aman bre Deryalar caldi, arada bir kosu gidip camasirlari asip rakiya yine devam ettik. Sira uskumrulara geldi nihayet. Once arkadaslara gostermek uzere resimleri cekildi, sonra da hadi bakalim deyip girisildi. Girisildi girisilmesine de bu haliyle uskumru acikcasi pek de sevilmedi. Kokusu agir, tadi tuhaf geldi bizim levrek, cipura, lufer, sarikanat seven damagimiza. Uskumrunin bizim sevdigimiz hali tutsulenmis de endonezyalilarin elinden gecmis haliymis, bunu ogrenmis olduk en azindan.

Son haftalarin baliksal deneyleri pek basarisiz geciyor ne yazik ki, gecen haftaki halubut'un uzerine bu hafta da uskumru. Yarin soyle sakin bir somon alayim pazardan da acisini cikaralim.

Haaa, bu arada, bu suprizli durumun ardindan oyle iki kadeh icme, edepli sekilde aksami bitirme planlari da suya dustu tabii, ictik de ictik, konustuk da konustuk. Allah agzimizin tadini bozmasin, olan baliga olsun, ertesi gun agriyan basa olsun, varsin zorlukla verdigim uc kilonun birini almis olayim di mi? (Di deyin, di deyin.)

06 Mart, 2006 12:37, Blogger cakiltasi boyle dedi...

Boşver, eski bir Çin atasözü şöyle der: muhabbetle yenen yemekten, zevkle alınan kilodan zarar gelmez :)
(yeni bir Türk atasözü: birinin uydurduğunu söyleyen aksini ispatla yükümlüdür :)

 
06 Mart, 2006 12:39, Blogger Gün boyle dedi...

Leziz görünüyor balıklar, balıktan zehirlenmiş ve hala midesi burulan ben hala balık diye inliyorum :)

 
06 Mart, 2006 13:42, Blogger Esekbasi boyle dedi...

Supeer yapmissiniz:) Bu arada mutfagini gorunce cok sasirdim sanki benim mutfagim:)) Cunku bu hollandada biliyorsun mutfaklar falan da normalde 16yy'dan kalma eski pusku goruntulu, sizinki de yeni yapilardan demek ki:)

Neyse, afiyet olsun cok... Kisa zamanda daha nice balikli, rakili, guzel muhabbetli sofralara diyorum huzurlarinizdan ayriliyorum.

 
06 Mart, 2006 14:06, Blogger simal_yildizi boyle dedi...

di deniz di

 
06 Mart, 2006 14:29, Blogger tavsan boyle dedi...

di:) afiyet seker bal olsun, muhabbete doymayin;)

 
06 Mart, 2006 15:16, Blogger bonafide boyle dedi...

di denizcim di, beni de evde 2 adet uskumru bekler ama hala nası yapsam karar veremedim.

 
06 Mart, 2006 17:34, Blogger elif boyle dedi...

böyle misler gibi bi sofranın-muhabbetin yanında iki üç gram etin lafı mı olur canım... afiyet bal olsun.
biz de tek kaş havada mercanın tadına bakıcaz bu akşam. hayırlısı.

 
06 Mart, 2006 17:41, Blogger YesilErik boyle dedi...

Bu can s1k1c1 gunde gulumsettiniz beni. Ama uzuldum ya baligin patlamasina. Hevesiniz kursaginizda kalmis, olmamis... Atlantik uskumrusu verelim, valla bizimki cok iyi oluyor. Sadece bol tuz, zeytinyagi, defne (bohu :(() yapragi koyarak pisiriyoruz. Bi de, di!!!

 
06 Mart, 2006 18:02, Blogger koray boyle dedi...

yesilerik, tufaya dusmusuz biz megerse o resimdekiler uskumru degil kolyos imis. iki resim arasindaki yedi farki bulunuz turunden bir fark var goruntuleri arasinda ama lezzetleri arasindaki farki test etmek icin biraz daha uyanik davranmak lazim anladigim kadariyla. evvelki uskumru deneyimlerim sadece mangal ve kizartma oldugu icin firinda baligin tadi cok baskindi.

bu arada fikir versin diye resimleri de linkleyeyim:

uskumru: http://www.scubaturk.8m.com/images/deniz_baliklari3/555.jpg

kolyos: http://www.scubaturk.8m.com/images/deniz_baliklari2/2.jpg

 
06 Mart, 2006 20:23, Blogger Cerise boyle dedi...

Amanin agzim sulandi valla! Ellerinize saglik, muhabbetiniz bol olsun :)
Bu arada senin o kirmizi tencereden sorayim dedim buralarda, felaket pahali cep yakiyor. Oralarda daha uygunsa bir sonraki gelisimde sevgilimin utun soylenmelerine ragmen tencere tasiyacagiz bu gidisle :)

 
07 Mart, 2006 17:47, Blogger YesilErik boyle dedi...

Uskumru sadece Ist'da cikarmis. Len, acaba biz de kolyozlari yutup kandiriliyor muyuz? Cunku bu resimlere baktim da, bizim aldigimiz da daha cok kolyozun resmindeki haline benziyordu. Ama lezzeti guzeldi bizimkilerin. Bir de boyut olarak daha buyuk bizim aldiklarimiz. Atlantik cesidi mi boyle oluyor nedir? Benim balik kitabina bi bakacagim ben bu aksam.

 
09 Mart, 2006 00:28, Blogger yasemin boyle dedi...

bi de benim gibi pis boğazlıktan pasta yiyip durarak kilo almak var. kaç yıl oldu ben rakı içmeyeli. dur ben de bi fırsat yaratayım, canım istedi. rakı da iyi kilo yapar bu arada ;)yarasın, boşver!

 
19 Mart, 2006 19:30, Blogger cali boyle dedi...

bu nasıl bir resimdir!

 

sen de yorum yaz

yorumlari kapat