Cuma, Ocak 20, 2006

Abur cubur deyip gecme...

Elif beni sobelediginde etrafa bakip biraz dusundum, abur cubur bir nedir diye. Benim tanimima gore abur cubur ogun arasinda yedigimiz, besleyici degeri pek olmayan (hatta hic olmamasi daha tercih sebebi galiba) seyler. Comfort food desen, comfort food degil, atistirmak icin de olmuyor sadece, bazen doyumluk da oluyor...Abur cubur 'ay canim bisi istiyor ama ne' anlarinin, buzdolabina uzun uzun bakma zamanlarinin yiyecekleridir, karnin ac degilken, yolda, seyahatin besinci saatinde canini sIkIlmisken gevelediklerindir bence.

Bunun icindir ki, meyveleri, sebzeleri (evdeysem canim 'bisi' yemek istediginde meyve yerim ben halbuki, guzel bir elmayi, olgun mangoyu veya ananasi hic biseye degismem) konunun disinda biraktim ben. Ayni sekilde bazi hizli/ rahat yemekleri (pizza, makarna, cin yemegi gibi) konu disinda biraktim, aksam yemegi niyetine yedigin sey, abur cubur sayilmaz diye.

Evvet efendim bu aciklamadan sonra Deniz abur cuburlarina gecebiliriz: Ilki cok cok sevdigim HEMA hotdog'u. Efendim HEMA icinde kurabiyeden abajura, yer silme kovasindan salama kadar herseyin bulundugu, kucucuk ufacik, bir dolu tursucuk, her Hollanda sehirinde bulunan bir dukkan. Dukkanin icindeki mallar evimi susledigi gibi (iflah olmaz bir HEMA fanatigiyim ben, esyalarimin cok buyuk kismi, hatta giysilerim bile burdan) sirin sevimli, hardal soslu hotdog'u her Sali ogleni ve bazi Cumartesi gunleri midemi senlendiriyor. Citir baget ekmek, leziz hardal sosu ve haysiyetli bir sosisin birlesiminden olan sandivicimizin hediyesi 1.70 yuro olup, memleketlerinden uzak kalan Hollandalilarin ozlemle andiklari birsey, internette yaptigim arastirmalara gore.

Gelelim ikinci lezzetimize, kendisi bir baska Hollanda gururu olan kaassufle. Ince bir hamurun icinde erimis kasar peyniri, uzeri galeta unu ile kaplanmis, tanimlanamayacak kotulukte, bilmek istemediginiz yaglarda kizatiliyor, biranin yaninda, genelde Cuma aksamlari lupletiliyor, yuzler guluyor, oh oh hafta bitti diye seviniliyor, hayat guzel oluyor. Yerken tam ortasindaki en peynirli kismi en son yemenizin gerektigini soylemeye luzum bile gormuyorum, siz de zaten oyle yaparsiniz, di mi? Kaassufle'nin arkadasi olan bitterballen, (ya da devamli okurlarin daha iyi bildigi gibi: bok) bu listeye belirli gunlerde ana yemegim olarak hizmet verdigi icin girmiyor.

Baska bir abur cubur krizi eslikcim ise mini babybel peynirler. Cok sikilindiginda bir file peynir alinir, bir sure birkac tanesiyle oynanir, bir tanesinin paketi acilir, peynir bir hamlede agiza atilir, dil peyniri ozlenir, yarim daire seklindeki mumlu ambalajlardan biri burna monte edilir, palyaco taklidi yapilir, eglenilir.

Bir de bu Rice Cracker olaylari var tabii, tez yazarken gunde on sekiz saat bilgisayarbasipidegotlusu olunca insan, hem de yazamayinca, mide bulantisina iyi gelen ve dusuk kalorili seylere takiliyor. Rice Crackers de o gunlerden hatira, tez bitti ama iliskimiz bitmedi, hala seyahate cikarken yanima alirim, evde bulundururum, midem bulanirsa biraz yer toparlanirim. Rice Crackerler olmasaydi korkunc aksamdan kalma bir otobus dolusu insani tasiyan gezi otobusumuz gecen sene kusmuga bogulurdu mesela. Bir gece evvel Duvel ile zehirledigim arkadaslarimi bunlar ile ayiltmistim.

Bilmiyorum sizin anneniz de oyleydi mi ama benim annem bir anti-jelibon timine katilacak kadar karsiydi jelibona. Kansorejen kizim onlar lafi ile buyudum ben. Bunu diyen annem baca gibi sigara iciyordu o yillarda, ayri konu. Zaten cok abur cubur yiyen bir cocuk degildim ama annem sayesinde jelibon turevlerine karsi hep korkuyla karisik bir istah besledim. Iste bu abur cubur da bu istahimi giderirken vicdanen rahatlatiyor beni, zira gluten, yag, ekstra seker, katki maddesi ve boyar madde icermiyor-mus. (yerseniz tabii) Bu da seyahat kontenjanindan, ne zaman yola cikacak olsam aldigim bisi. Evvet, siradakiii!!

Hollanda bir kurabiye cenneti aslinda. Benim gibi damarlarinda erimis tereyagi aksa mutlu olacak birini haydi haydi tatmin edecek kadar guzel fabrikasyon kurabiyeler var. Yanda resmini gordugunuz kurabiyelerin (12 adet) Istanbul'daki pek cok iyi pastane mamulunden iyi olup, yanlizca 99 cent ettigini dusunecek olursaniz evde kurabiye yapmanin sadece bir eglence oldugu sonucuna varabilirsiniz de. Benim favorilerim icinde marzipan olan, yumusak ve leziz kurabiyeler. Oyle bir paketi bir oturusta yiyecek kadar sevmiyorum ama cayimin yanina iki tane getirseler sikayet etmem.

Cikolata sevmem. Hani neredeyse hicbir zaman aramam, bir paket cikolatanin dortte birini regl olmadan uc saat evvel yalayip yuttugum vakidir ama yine de bayilmam iste...Arada bir gelen tatli krizleri icin Ritter Sport'u seviyorum, kucuk oldugu icin, paylasilabilir oldugu icin (bi ben mi sismanlayacagim, Koray da yesin biraz) ve sanirim en cok da kare seklinde oldugu icin. Paketi her actigimda o mukemmel sekle bakiyorum bir sure, eger resimdeki gibi butun findikli ise findiklarin nasil da tam olduguna hayranlikla bakiyorum, esas favorim olan yogurtlu paketini actiysam cikolata tabakasi ve yogurt tabakasini ayirmaya calisiyorum. Evet, essek kadar oldum ama hala yemegimle oynuyorum ben.

Iste boyledir benim abur ve cuburlarim efendim. Son olarak isterim ki Oya da abur cuburlarini yazsin, bir de Simi hanim istirak etsin abur cuburlamaya.

20 Ocak, 2006 18:16, Blogger elif boyle dedi...

deniz, ben bu hema hotdog'undan hemen yemek zorundayım! vallahi bilmiyordum.
(off tam da gym'e gidiyordum)

şu boyasız, yağsız, zararsız jelibondan da deniycem. nasıl oluyorsa artık...

 
20 Ocak, 2006 19:22, Blogger Cerise boyle dedi...

Kaassufle'yi gorunce minik sicak dolaplarda satilan super sagliksiz sosis biciminde seyler aklima geldi :) Biz sinema cikisi eve giderken yolda lupletiyorduk onlardan :)

 
22 Ocak, 2006 00:08, Blogger Engin boyle dedi...

Ritter Sport rezalet yahu, sütü mü fazladır nedir, midemi bulandırıyor, sevemedim bi türlü.

Türkiye'den bi paket dolusu Kent bayram şekeri getirdim ben. aha döndüm bile çocukluğuma. yaşasın sütlü bonbon!

 
22 Ocak, 2006 00:11, Blogger hatice boyle dedi...

masa ortun bile hema'dan :) ayrica hema tompouce larida tavsiye ederim. masa ortusune uygun yastik kiliflarida var. harika seyler.

 
23 Ocak, 2006 13:53, Blogger yasemin boyle dedi...

şu babybel peynirlerinden gördüm migros sanal markette ve merak ettim dün. neyse beğenmem falan diye almadım. bi dahaki sefere deniycem. ritter sport'un bitter'ini yiyordum kilo vermeye çalışırken (sadece 1.5 ay sürmüştü bu çabam!), güzeldi. o zamanlar tatlı, abur cubur namına hiçbi şey yemiyodum da bünye tatlı isteyince bitter yiyodum şekeri az diye. bütün bitter çikolatalar arasında en beğendiklerimden biri olmuştu, ben de seviyorum şeklini.

 
23 Ocak, 2006 14:00, Blogger Deniz boyle dedi...

Yasemin sen tatlimsi peynirleri sevmiyordun di mi? Babybeller neredeyse dil peyniri gibi, Turkiye'de olsam yuzune bakmam, mis gibi dil peyniri yerdim ayni sekilde ben.

Yine de kabugu burnuna takma ve oynama kismi eglenceli, belki Cem sever?

 
23 Ocak, 2006 20:51, Blogger YesilErik boyle dedi...

Findikli bitter Ritter Sport'u ben de cok seviyorum, aynen senin gibi cikolata delisi degilim ve severek yiyorum bunu.

 

sen de yorum yaz

yorumlari kapat