Cuma, Kasım 17, 2006

ik ben een blogstek*

*Jaarboek taal 2007 bu kelimeyi kabul etmis, blog yaziyorsaniz, Hollandaca'da bir 'blogstek' siniz artik. Diger kelimelere de bakacagim diyorsaniz, soyle buyurun.

Yazmadigim zaman boyunca ne yaptigimi bosverin. Azicik eli yuzu belli olsun yaptigim islerin, o zaman yazayim daha iyi. Bugun baska birseyden bahsetmek istiyorum.

Eylul ayinda pek sevgili Emrah beyimiz bir sohbet sirasinda nasil bir tuketicisikayetcisi'ne, nasil bir amaonuoyleyapmasanguzelkardesimciye donustugunden dem vurmustu. Ben de yaslaniyorsundur, mesleki deformasyondur deyip gecmistim.

Ayni hastaliga ben de yakalandim son bir aydir. Bu durumun bu vakte kadar ya cok bos vakti olanlara ya da rahatsiz tiplere ozgu olduguna inanirdim. Simdi anliyorum ki bu bir aptal yerine konulmaya daha fazla tahammul edememe haliymis.

Son zamanlarda bana ayrimcilik yaptigini hissettigim icin burs kurumunda calisan bir kisiyi mudurune, benim belgelerimi dogru okumayi beceremeyen kisiyi onun mudurune sikayet ettim. O yetmedi tabii, yanlis paketlendigi icin bir paket filo yufkasini atmama sebep olduklarindan uretici firmaya teessuf ettim, Veet'in agda kutusunun dizayni yalnis diye upuzuuun bir mektup yazdim. Yarin kpn'de isim olmaz ise onlari da siradan gecirmeyi planliyorum. Bitti mi, elbette hayir! Ismarladigimiz bilgisayar parcasini vaktinde getirmeyen kurye sirketi de nasibini aldi. Aslinda o parcayi geri almayi reddeden allahin cezasi sirketi de ticaret odasina sikayet edebilirdim, bak onu atladim, hemen yapayim.

Yazdigim mektuplari okuyorlar midir bilmiyorum. Telefon acip konusmaya calistigimda ortalama on dakika bekletiyor, sonra da mektup yoluyla basvurmami soyluyorlar, onun icin sikayetlerimin ne kadar ise yaradigini bilmeme imkan yok, ama kendimi sikayet ettikce daha iyi hissediyorum, o kesin.

18 Kasım, 2006 09:44, Blogger cadı boyle dedi...

Bende tek kişilik minik pudingler satılırken yanında kaşık vermiyorlar diye şikayet yazmıştım:) İyi yapmışsın ellerin dert görmesin. İşe yaramasa bile şikayetçi olduğumuzu bilsinler!

 
20 Kasım, 2006 09:28, Blogger D boyle dedi...

Kalıtımsal galiba

 
20 Kasım, 2006 20:44, Blogger Birsen Şahin boyle dedi...

Şikayet etmek iyidir. Aklı başında tüketiciler de olduğunu görserir. Devam et.

 
22 Kasım, 2006 07:51, Blogger e-mekli boyle dedi...

Bu sikayetlerin tek yarari, bu virusler sayesinde dusmani (uyum saglayarak) daha guclu hale getirmektir.birakiniz kendi hatalari icinde gebersinler...

 
03 Aralık, 2006 22:03, Blogger asliberry boyle dedi...

Deniz mektupla derken, bildiğimiz mektup mu yazıyorsun, yoksa internet üzerinden firmaların sitelerine şikayet mi iletiyorsun?
TR'de devlet kuruluşlarının siteleri hala işe yaramıyor ama özel firmaların internet üzerinden şikayet hatları, müşteri hizmet hatları ve müşteri hizmetleri e-mail'leri korkunç işe yarıyor. Mesela çeşitli beyaz eşya firmalarına yazdığım zehir zemberek şikayet yazılarının ardından eve bir kamyon adam yollayıp, ya makineyi aldırıp inceliyorlar, ya da evde ameliyat ediyorlar. Sonra arıza bildirince, artık bildirimden 2 gün sonra genel merkezleri arayıp arızanız giderildi mi, bir şikayetiniz var mı gibi sorular soruyor. (Örn.Arçelik) Burada özel firmaların müşteri şikayetlerine ilgileri gerçekten tatmin edici.
Svg.

 
04 Aralık, 2006 16:40, Blogger Deniz boyle dedi...

Asli mektup mektup. Yani bildigin mektupla basvurmami oneriyorlar. Cok garip ama bu memlekette hala ve hala cok etkili calisan bir mektup servisi var ve insanlar kullaniyorlar. Hatta mail atarak soru sorsan da cevabini postadan alabiliyorsun tuhaf bir sekilde.

Ama sunu da soyleyeyim ki posta da cok hizli calisiyor, yani mektuplasarak hizli ve etkin bir sekilde iletisim kurman mumkun buralarda.

 

sen de yorum yaz

yorumlari kapat