Cuma, Ağustos 04, 2006

Kopenk

'Kopegim' geldi benim. Aylardir sokakta gordugum her kopekle resmen flort ediyorum, koltukta otururken ayagimin dibinde bir kopek olmasi hissini ozluyorum, simdi kopegim olsa onunla ne guzel oynardim, ne yuruyuslere cikardik, neler ederdik diye dusunuyorum hep.

Gecen gun bir aile ici bir fikir teatisinin sonunda su sonuca vardim ki kopekci insanlariz biz hepimiz. Ihtiyacimiz var o salak 'son dedigini anlamadim' bakislarina, kuyruk sallamalara, aptalliklara falan. Varsin ayakkabi, sandalye, hali yesin, varsin tuvaletini tutmayi ogrenene kadar aylarca bok temizleyeyim yerlerden, varsin uzerim basim kopek tuyu olsun, (lisedeyken sira arkadasimin uzerinden benim kopegimin tuyu cikardi, evde annem gibi bir temizlik yaratigi ve haftada alti gun gelen Suku'nun butun cabalarina ragmen.) kopek istiyorum ben.

Kopek fikriyle birlikte gelen butun hisleri de istiyorum, saglamlik, nihai bir evinim olmasi, bir yerde kok salmak, yilda bir birkac ay sonra nerede olacagimi merak etmek yerine 'orali' olmak gibi hisleri.

04 Ağustos, 2006 12:35, Blogger Mert Ulas boyle dedi...

Benzer hisler bende de var..

 
04 Ağustos, 2006 18:10, Blogger elif boyle dedi...

deniz, o teati bizde aylarca sürdükten sonra teknik nedenlerle şimdilik rafa kalktı. ama ben de şunlardan bi tane istiyorum. hatta adı bile belli; mask'ta olduğu gibi mylo olacak. fakat ne koray ne ben hayatımızı hiç bi köpüşle paylaşmamışız daha önce; korkuyoruz da...
üç apartman filan ötemizde muhtemelen yalnız bi kadın oturuyor, üç tane jack russell terrier'i var ve her gün bizim evin önünden köpekleriyle mutlaka bir kez geçer. tam şimdi gene geçti :)
o son dediğini anlamadım hareketi müthişmiş bu arada!

 
05 Ağustos, 2006 00:28, Blogger YesilErik boyle dedi...

Kok salmak, orali olmak... Bunlari epeydir kendime sormadigimi farkettim. Saka maka yillardir Istanbullu da degilim. Yani fiziksel olarak. Eh Deniz, bir kopek alacaksin, bu kadar kafa karistirmak olur mu? :))

 
07 Ağustos, 2006 16:43, Blogger D boyle dedi...

Yine böyle neşeli aptal suratlı birtane alacaksın değil mi:)

 
08 Ağustos, 2006 05:37, Blogger Su boyle dedi...

Eveeet eveeeeeeeeeet! Jack Russell onlar sanirim?

 
10 Ağustos, 2006 20:16, Blogger Oya Kayacan boyle dedi...

Duuuur, yapma, kıyma köpekçiğe. Önce kök salacak yeri gözünüze kestirin. Sonra bebek ihtiyacınız var mı yok mu onu belirleyin. Varsa birlikte büyüyecekleri gibi zamanlayın. He he köpek deyip geçmeyin...

 
10 Ağustos, 2006 22:07, Blogger Deniz boyle dedi...

Oya aynen tam da dedigin sebeplerden oturu kopek alamiyoruz biz de iste. Kopek sevmek iyi de bakip buyutememk cok haince olur diye.Pelus degil ki bu, ozel bir varlik. Oysa evimin onunde koccaman bir park var, benim de her gun uzuun uzuun yuruyuslere cikacak vaktim ama ne yazik ki uzunca bir sure mumkun degil bu is. Ilerde de uygun bir yerde oturacagiz da, normal saatlerde calisacagiz da kopek alacagiz, ay olme essegim olme. Du bakalim, bi sekilde olacak insallah birgun.

Kopekli evlerde buyumus bir cocuk olarak inaniyorum ki her cocugun bir kopegi olmali, ozellikle on yasindan sonra falan ki ona bakip sorumluluk sahibi olmayi ogrensin. Essiz bir deneyim yani.

 
17 Ağustos, 2006 19:20, Blogger dory boyle dedi...

Bu kadar mı aynı olur hisler, bu kadar yaş farkına, iş farkına, yaşam şekli farkına rağmen, pes yani... ama daha bir 15 sene filan, yani hergün işe gidip geldiğim sürece mümkün olmayacak köpek almak herhalde. Yıllar önce bir Belçika kurdum olmuştu, bir apartmanın 9.katında kucağımda TV seyrederdi; sırf onun için bahçeli eve taşınmıştık; sonra evlilik bitince evi ve köpeği de bırakmak zorunda kalmıştım. Aman, nerden nereye...

 

sen de yorum yaz

yorumlari kapat