Salı, Temmuz 25, 2006

niet van hier- nor from there either

"Ik heb in Nederland niet mijn eerste kus gehad. Ik heb mijn eerste sigaret hier niet opgestoken. Ik ben hier niet voor het eerst dronken geworden in Nederland. En of je dat wilt of niet, dat zijn allemaal dingen die bepalen wie je bent."

"Ilk defa Hollanda'da opusmedim. Ilk sigarami burada icmedim. Ilk sarhoslugumu Hollanda'da yasamadim. Ve ister inanin ister inanmayin, bunlar bizi biz yapan seyler. "

Goran Trkulja- Bosna

Niet van hier bir belgesel. Hollandaya sonradan gelmis bir suru insana sorular sorulmus, Hollanda hakkinda, Hollandalilar hakkinda, hayatlari hakkinda. Bir suru adam ve kadin, aralarinda Surinamlilar, Dogu Almanlar, Afganlar, Silililer, Turkler, Faslilar, Cinliler, Italyanlar, Brezilyalilar var. Bazilari is bulup gelmis, bazilari adamin tekine asik olup gelmis, bazilari ulkelerinden kovulup gelmis, bazilari macera olsun diye gelmis.

Herkes asagi yukari hepimizi sasirtan seylerden bahsetmis, vergi dairesinden, Hollandalilarin soguk nevaleliklerinden, dilin ne zor bir dil oldugundan falan filan. Inanamadigim tek sey var, kimse yavasliktan bahsetmemis. Benim icin Hollanda yavaslik demek, beklemek demek, 6 ila 8 hafta demek, burokratik hata demek, milletin keyfini beklemek demek, para ustu vermeyi bilmeyen insanlarla yasamak, trafikte dalip giden insanlara korna calmamak, markette kasiyerle muhabbete giren yasli teyzeyi tartaklamamak demek.

Belki de benimki bir Istanbullu hastaligi, onun icin kurtlaniyorum bu yavaslik karsisinda.

25 Temmuz, 2006 13:41, Blogger denizkızı boyle dedi...

demek ki ben hiçbir hollandalı ile anlaşamayacağım,çünkü çoook tez canlıyım,nefret ederim mıy mıylardan.Çok yavaş hareket eden,yavaş iş yapan daral getirir hep.

 
25 Temmuz, 2006 16:14, Blogger Margot boyle dedi...

Biz üşeniriz, bekleyemeyiz, risk alırız, ezilme pahasına kendimizi yola atarız, birbirimizin üzerine üzerine direksiyon kırarız, kırmızı ışık sarıya dönerken öndekine korna çalarız vs vs..
Bir Hollandalı arkadaşı buralara salsan gözüne fener tutulmuş tavşancıklar gibi kalakalır herhalde. ( gözüne fener tutulduğunda kalakalan hayvancık hangisiydi yahu! )

 
28 Temmuz, 2006 08:49, Blogger Oya Kayacan boyle dedi...

Sen o ağır kandan litrelerle taşı İstanbul'a Deniz'ciğim. Herkese birer shot sıkalım. Herifin biri beni geçemedi diye sinirlenmiş, sonradan hızlanıp sağdan yanaştı bana trafik durunca. Camını açıp bir vurdu arabama. Bir şey olmadı zannettim, alt tarafı yumruk... Meğer elinde muşta varmış. Deldi pezevenk arabayı! Suratı görmelere değerdi ama. Kudurmuş bir yaratık.

Hollanda sıcağı peak yapmış diyorlar, 3 yy'ın ennnnn ennn eni. Ağır ağır dolaşmakta fayda var yani:-))

 
01 Ağustos, 2006 18:23, Blogger tavsan boyle dedi...

ya yazsaniza artik beaa! hollandalilarin (ve bence almanlarin da) yavasaligi size de bulasmis herhade. anladik kolunlulerle keyfe dalmisdiniz ama insan bi yazar arada ya;) ya boyle melek yuzlu gulen surat yapmak istiyorum; hani dislerini gostererek gulumser gozlerini turk filmlerindeki gibi kirpistirirsin ya; belki ise yarar:)

 

sen de yorum yaz

yorumlari kapat