Çarşamba, Temmuz 12, 2006

Dun hayatimda ilk defa sokak ortasinda bir adamin bir kadini dovdugunu gordum. Nutkum tutuldu.

Yuksekokulun onunden sehre dogru yuruyordum, adam benim yaslarimdaydi, kadin benden gencti, yirmi yasinda ancak vardi belki. Arapca yuksek sesle konusuyorlardi, uzaktan goruyordum adamin kadina bagirdigini. Sonra ben iyice yanlarina yaklasmisken adam kadinin kolundan tutup sarsmaya basladi, cok korktum ben. Once mudehale etmeyi dusundum, kizi alip bi kenara ceksem mi dedim, sonra adama baktim, korktum. Tam naapacagimi bilmez sekilde etrafta bunlari goren baska biri daha var mi diye bakiyordum ki, adam -yaratik mi desem yoksa- kadina iki tane tokat atti, kadin aglamaya basladi.

O ses cok yuksek geldi cok sessiz olan sokakta. Ben hic bisi yapmadim. Polisi aramayi dusundum, birisi yoldan gecsin, olayi gorsun baska birisi bisi yapsin diye icimden gecirdim, kiza polisi ara demeyi dusundum ama hic bisi yapmadim.

Adam bana saldirir, ne karisiyorsun der, basima bir is gelir diye korktum.

Kendimi cok kotu hissediyorum. Yazdiklarimi, okuduklarimi, yapmak istediklerimi bir kefeye koyuyorum, bir de de hayatimda ilk defa siddet ve baskiyi gercekten gozumle gordugumdeki davranisimi.

Ben bunu kendime hiiic yakistiramadim. Cok ayip ettim.

Umarim o kadin iyidir simdi, bir gun iyi olacaktir.

12 Temmuz, 2006 15:07, Blogger elif boyle dedi...

geçmiş olsun denizcim, ne denir bilemedim :(
ilk defa karşılaştığın böyle bir durumda basiretinin bağlanması doğal geliyor bana.
ayrıca gerçekten de bir birey olarak ne yapabilirsin tartışılır. polis o adamı alıp sınırdışı etmedikçe...

 
12 Temmuz, 2006 19:03, Blogger Donna Quijote boyle dedi...

benzer bir olay bir ay önce benim de basima geldi. istanbul'da bir gece yarisi, trafik kilitlenmis bekliyorduk. önümüzdeki araba tiklim tiklim doluydu, ve bir anda önde soförün yaninda oturan 2 kisi (!) birbirine girdi. adam kadini yumrukluyor,tokatliyor, sacini cekiyordu, kadin kapiyi acip inmeye calisiyordu, adam olanca gücüyle kolundan iceri cekiyordu kadini ve dövmeye devam ediyordu. onlarca insan vardi cevredeki araclarda. ama kimse bir sey yapmadi, yapamadi. bizim arabada adamin gücüyle basedebilecekler de vardi, ama korktuk. "ya silah cekerse" deyince icimizden biri, sustuk zaten. ben de ayni senin gibi hissetmistim. hala sucluluk duyuyorum.

 
13 Temmuz, 2006 08:27, Blogger Pru boyle dedi...

denizcim,böyle bir olayla ilk kez karşılaşınca şaşırmışsın doğal olarak,insan ne yapacağını bilemez ki.Ayrıca ha o kadın,ha sen adam vurmaya başladıysa durmaz,sen de nasibini alabilirdin adamın tokatlarından.Başka bir şey ,sen yardıma gittiğinde kadın'sanane' der,adamla kol kola yoluna devam edebilirdi.Eminim ki yanında bir kişi daha olsaydı,bir şeyler yapardın sen.ama yalnız olunca elbette korkar insan,üzme kendini.Umarım olmaz ama böyle bir şeyle bir kere daha karşılaşırsan en doğrusu polisi araman bence.
donnacım,sizin yaptığınız da en doğrusu bence.Malum burası İstanbul,kimden ne geleceğini asla bilemiyoruz.

 
13 Temmuz, 2006 09:32, Blogger Deniz boyle dedi...

Kizlar, sagolun yaptigim seyin insani bisi oldugunu soylediginiz icin ama gelingorun ki kendimi hala kotu hissediyorum.

Ilk sefer, besinci sefer farketmez, bu kadar zaman kadinlar uzerine ahkam kestikten sonra bisi yapmaliydim gibi geliyor hala.

Ama soz, bir sonraki seferde (ay bunu dedim de fana oldum, olmasin boyle bisi) polisi arayacagim.

 
14 Temmuz, 2006 11:15, Blogger e-mekli boyle dedi...

olay sokakta ve bizim tanık olduğumuz bir ortamda geçiyor diye "sosyal" sorumluluklar taşıdığımızı anlıyorum.Halbuki bu tür şiddet uygulamaları dort duvar arasında ve tanık olmadığımız bir çok mekanda uygulanmaktadır.
Konu "mazlum" lara nasıl yaklaşacağımız meselesidir.
Çok açık soyleyeyim "mazlum" bizzat hakkını aramadığı sürece yapılacak fazla bir şey yok.Hak arama duygusunu kolay kolay insanlara satamıyoruz.Maalesef kendi reflexlerini geliştirmek noktasında.Ben mahallede buyudum o kültürde dayak günlük bir olaydır.Yiyen dayak atanın gücüne boyuna posuna bakmadan "karşılık" vermek konumundadır.Daha çok dayak yeme olasılığına karşın..Tepki koymadığı anda artık herkes kendinde onu dövme hakkını geliştirir.ikinci dunya savaşında "medeniyetin"göbeğinde 6 milyon kadar yahudi tıpış tıpış gaz odalarına yürüdü.Yıllar sonra israile gittim.Küçük çocuklar macdonaldsın içini adeta yağmalıyordu anaları ve etraftaki insanlar gık demiyordu.Kadına yaklaştım ve çocuklarına sahip çıkmasını istedim.aldığım cevap kelimesi kelimesine şöyle "bizleri yüzyıllarca korkuttular çocuklarımı hiç bir şey korkutamıyacak" çok manalı olmasa da yanıt bu.Şimdide o korkmayan çocuklar filistin halkını tüketiyor.
Uzun lafın kısası
dünya medeniyetinde çok parlak bir noktaya gelemedik maalesef
hala "6K" yasası geçerli..
açılımı şöyledir :
"kıl kadar koyana kol kadar koyarım "

 
18 Temmuz, 2006 08:43, Blogger hayal boyle dedi...

Bu ulkede kavgayi ayirmaya calisirken olen adamlar var, b.. yoluna gitmek de deniyor, oralarda da muhakkak vardir, sosyal sorumluluk adina olunmeli mi, bu ikilem cozulur cozulmez yardim etmek daha mantikli bence...

 
18 Temmuz, 2006 22:13, Blogger tavsan boyle dedi...

ozellikle e-mekli'ye katiliyorum, bir de hayal'in sosyal sorumluluk adina lafina. belki biz hayati yanlis algiliyoruz, onun altinda isleyen kurallar bambaska belki - hele ki senin ustteki lefties yazini okuduktan sonra. eger riskin buyuk oldugunu dusunuyorsan ister istemez bir secim yapmak gerekiyor; 'o mu ben mi'ye varan. bir de - bildigini biliyorum ;)- sistematik cozumler daha onemli her zaman, ama boyle olaylari da gormezden gelmek istemiyor insan; ne yani bir kisi istisna olsun biz nasil olsa gormediklerimize yardim ediyoruza varmasin istiyorsun sanirim. evet, polisi aramak iyi bir cozum olabilir (gerci ornegin Turkiye'de ne kadar ise yarar supheliyim ama), ben de aklimda bulundurayim boylesi tanikliklara karsi.

 
22 Temmuz, 2006 12:25, Blogger deryik boyle dedi...

Sen bir şey yapamazdın bence; kendi cüssesinde bir adamı kaale alırdı o anca. Ama bir de şu yanı var: "arapça konuşuyorlardı" demişsin ya.. yoldan geçenler olsa dahi müdahale ederler miydi sence? yoksa öğle yemeklerinde "arap kültürü", "islam ve kadın" vb sohbet konusu mu olurdu? Batı'nın sosyal sorumluluk kavramı oryantalist bir nahoşluk taşıyor bazen - bir arap kadın dövüyorsa dinindendir/kültüründendir. Bir hollandalı kadın döverse psikolojik sorunları ve tedavi ihtiyacı vardır. yanılıyor muyum?

 

sen de yorum yaz

yorumlari kapat