Perşembe, Haziran 08, 2006

Mizildaklar ordusu

Annemle babamin cocuk yetistirme konusundaki bir takintisi simariklik uzerineydi. Bizi (beni ve ablami) simartmamak icin olaganustu bir caba gosterdiler. Annem ne arkamdan tulbentlerle kostu ne de yaz veya kis saclarimi kuruttu. Ne sinuzit oldum ne de verem, hala da domuz gibiyim masallah. Bize sahip oluklarimiz yuzunden olaganustu sansli oldugumuz onun icin de aman ha aman, sakin ha sakin, kimseden bir tek sey bile istemememiz ogretildi. Allah icin istemedik de. Karne hediyesi, dersaneden eve servis gibi luksleri saglayan tek kisi bu asla simartilmayan, daimaafrikadakiaclaridusunerekminnettarcocuk tablosuna azicik karsi olan ablamdir.

Insan ne yazik ki herkesi kendi gibi saniyor. Dahasi butun ailelerin de cocuk yetistirirken bir numarali dertlerinin ayaklari uzerinde duran, kimseye sorun cikarmayan, yuk olmayan, rahat, mutlu ve saglikli cocuklar yetistirmek oldugunu saniyor. Kazin ayaginin oyle olmadigini hemmen ogreniyor tabii insan: Neredeyse anaokulunda bu mizilmizilciklarin ilk cinsiyle tanisir tanismaz. Bu noktada ilkokulda hepimiz o bin kiloluk cantalari tasiyip gikimiz cikmaz iken cantasini taa kapinin onune kadar -cok agir geliyormus, zaten cok zayifmis- servisci amcaya tasitan arkadasim Hande’ye bir selam sarkitmayi borc bilirim. Eminim su anda da bu delegasyon kabiliyetiyle ‘gralicalar kibin’ yasiyordur.

Herkesin hayatinda illa ki –en azindan- bir tane boyle ‘arkadas’ olmustur, iradenle secmesen de boyle birini sevgilinin arkadasinin manitasi, arkadasin manitasi, siniftaki sana not sagladigici icin tersleyemedigin kiz gibi kimliklerle hayatina girer, ne aciklidir ki cikmak da bilemezler.

Bu tipler ‘zayif’ olurlar. O kadar zayif ve hastalikli gorunurler ki sorarsin, bir seyin mi var diye, gozlerini aci ile acip kapayarak, hafif bir sesle, eh iste, derler, iyiyim. Uc kiloluk cantayi bile tasiyamazlar, illa ki etrafta onlara yardima hazir ve nazir birileri olmalidir ne de olsa.

Alingan laf dolmacisi diye kartvizit bastirsalar yeridir. Hayatlari osuruktan nem kapmak ve kaptiklari nemi saganak olarak olur olmaz baskasina yagdirmakla gecer.

‘Kirilgan’dirlar. 40 derece sicakta hafif bir esinti ciksa analari gul oyalari tulbentleri sirtlarina orttugu icin midir bilinmez, daimi bir usume halindedirler. Ofiste sicaktan kavrulurken klima actirmamalari, azicik ruzgarda mis gibi mehtabi disarda birakip yag kokulu lokantanin icine kacmalari, allahin yazinda cadir tatilinde bile saclarini kurutacak yer aramalariyla taninirlar.

‘Hassasssssss’tirlar. ‘Disarida’ tuvalete gidemezler, belirli semtlerden korkarlar, taksiden baska bir seye oldur allah binemezler. Malum, otobuse binerlerse incileri dokulur. Oyle her yemegi yiyemezler, lokantalarda siparis verirken herseyin icindekini sormalari, menude olmayan bir seyi tutturmalariyla taninirlar. Bu densizler gittigi salas balikcida mesela (ki arkadaslarin artik olduren bakislarindan korkarak oraya razi olmuslardir, ki o balikcinin dunyanin en iyi baligini yapmasi zerre kadar etkilemez, kafasi olan seyler yiyemezler cunku onlar) somon fume bulunmuyor diye surat asarlar. O surati dagitmak istemek benim gibilere duser. Icimden bu cinsi pacalarla, kellelerle, iskembeyle, dille, beyinle dolu bir odada yuz gun ac birakip dove dove bogazindan asagi sakatat tikmak gelir.

Herkesin yedigini ictigini saymak da bu cinsin ozel gorevlerindendir. Kendisi bir tek birayi bir gece boyu miy miy kemirdiginden, tabagindaki kus kadar yemegi butun gece boyu oradan buraya itelediginden merak ile sorar ay o kadar nasil iciyorsun, ay tatli da mi yiyeceksin, ay tereyagi dokunmasin diye.

Hayatlarinda dogal olan hic bir seye tahammulleri yoktur. Erkek arkadaslarin yaninda yemek yemeyenlerini (kibar bir davranis degilmis) on bes gun tatil boyunca bir ker bile tuvalete gitmeyip kabizliktan patlayanlarini bilirim. Ne de olsa kizlar yemez, icmez, osurmaz, sicmaz, di mi efenim?

Bunlar efendim, bekletirler. Dunyada en tahammul edemedigim seyin toplu halde is yapmak olmasi da tam bu sebepledir. Herkes giyinmis, kusanmis, hazir ve nazirken onlari elli dakika, bir saat hiic utanmadan bekletmek, bunu da en dogal hakkiymis gibi hic utanmadan yapmak bu cinse ozgu bir davranistir. Sen essek gibi 7’de bulusulacak diye hizla hazirlan, makyaj sac yap ucarak git, kicin basin birbirine girsin, hanimefendi, sekiz bucuk civari sakin sakin kugular gibi suzulerek gelir. Kimse de birsey diyemez bunlara.

Her seyin enn korkuncu bunlara olur. Bir regl olurlar, acik kalp ameliyati gecirmis
kadar mesele ederler. Onun o hassas zamaninda bir arkadas olarak yaninda olmazsan senden nefret ederler. Hele ki saglikli bir insansan iyice nefret ederler.

Bu cinslerle bile isteye arkadaslik ediyorsaniz sozum yok, cok sabirli birisiniz, hastasiniz ya da. Ama yok boyle biriyle ‘ayiklanamayacak baglar’ yuzunden muhattap oluyorsaniz mesela tek bir onerim var: Korkutun. Gercekten. Deli deliyi gorunce abasini saklar misali, bu passivva agresifella lar gercek bir 'ariza' gorduklerinde altlarina edecek gibi olurlar. Gozunuzu belertip siktir ordan, senin hassasligin bana sokmez, git baska kapiya deyin, rahat edin.

Hayir olan bizim gibi normal kadinlara oluyor sonra. Bunlar yuzunden insan sorguluyor kendi ayaklarim uzerinde duruyorum ben ayagina hayati boyunca kendi kendime oldurdugu bocekleri, yalniz uyunan geceleri, tasinan yukleri, eve gec vakit kendi kendine donmeleri ve herseyleri.

08 Haziran, 2006 18:35, Blogger tavsan boyle dedi...

evet ben de yorum yazayim: bi kere her kucukken pesinden annesi kosturup yemek yedirilen, terlediginde tulbent degistirilen cocuk mizildak olmuyor, aksine sisman olabilyor: bkz. ben. dusundum ama bulamadim ben hayatimda bu kadar mizil bir insan neyse ki. bi tane var gibiymis, o da hayatimdan cikali uzun zaman oluyor zaten.
ama bu 15 gun tuvalete gitmeme olayini hayal edemedim ya.
bulusma kizim bunlarla bi daha ayrica, yazik sana.

 
09 Haziran, 2006 08:34, Blogger Deniz boyle dedi...

Davsanim dun de yazdim yorum ama uctu gitti ne yazik ki. Bu kadar mizil birini ben de tanimadim, Allah gostermesin boyle mizilini zaten. Bu sadece bu kadar yil karsilstiklarimin bir toplami. Uzun zamandir mizillarla karsilasmama luksum de var zaten, rahatim artik.

Amaaa f.y.i, 15 tuvalete gidemeyen kisi gercekti, taniyorum boyle birini.

 
09 Haziran, 2006 11:51, Blogger Mert Ulas boyle dedi...

ah daha kotusu erkeklerde de var ama erkekler aralarinda daha bi acimasiz ve sozunu esirgemez ve dalgaci oldugundan egitilebiliyor erkek versiyonlari

 
09 Haziran, 2006 13:53, Blogger Koyubeyaz boyle dedi...

Benim cevremde var bunlardan butun ozellikleri bunyesinde barindiran yok ama tek tek yada cift cift barindiran var. Mesela regl agrisini acik kalp ameliyati ile es deger tutanlar, ben 9 ay karni burnumda ofise gelirken onlar ishal olduklari icin olup bayilip ayrica herkese duyurup peslerinde pervane edenler, 15 gun degil belki ama evimden baska yerde tuvaletimi yapamam diyerek beni cildirtan ozellikle baska yerlerde tuvaletlerini yapanlari inceden kinayip hor gorenler vs vs... velhasil bende hic oyle olamadim gitti aslinda olmak mi lazim ne bizim gibilerin kiymeti bilinmiyor cunku..

 
09 Haziran, 2006 18:13, Blogger ilber boyle dedi...

dün göndermedim:
enfes nefis şahane fevkalade.

 
09 Haziran, 2006 18:35, Blogger yasemin boyle dedi...

ben de ağzıma gelei saydırıyorum ama değişmiyor insanlar. çok zor dayanıyorum. nasıl görmüyorlar yaptıklarının nasıl bi şey olduğunu ben onu anlamıyorum. her türlü havada üşüme krizleri, ince ince hastalıklar, göremediğimiz ağrılar her daim. allah bunların adamlarına sabır versin.

 

sen de yorum yaz

yorumlari kapat