Cuma, Mart 10, 2006

kitap obezi

Burcu bana planlasa daha buyuk bir kotuluk yapamazdi. Isin asli 'en sevdigim on kitap' mis, ama ben en sevdigin yemek, kitap, muzik gibi sorulara cevap veremeyen bir insan olarak isin kolayina kacip 'hic aklimdan cikmayan on kitabi' yazmayi tercih ediyorum.

Ama herseyden evvel okumayla olan iliskimi, nasil okudugumu anlatmam gerek ki, aklimdan cikmayan on kitabi nasil sectigim anlasilsin. Efendim, ben bir kitap obeziyim. Okumayi ogrendigim gunden bugune kadar (ki sinifimda ilk ben sokmustum okumayi, ilkokul ogretmenimizin cocuklarin gelisimini engellememek icin kurdele toreni yapmayan cinsten olmasi hala icimde yaradir, ilk ben takacaktim kurdeleyi, dusunceli bir ogretmenin kurbani oldum) en ciddi sekilde yaptigim is her gun, her yerde okumak.

Sise dibi gibi gozlukleri olan, hic bir atletik basarisi olmayan, el- goz koordinasyonu sifira yakin, cok arkadasi olmayan, olan arkadaslari da kendisine benzeyen bir cocuktum ben. Olaylar nasil gelisti, fiziksel anlamda bu kadar 'engelli' oldugum icin mi okumaya bu kadar duskun oldum, bu kadar cok okudugum icin mi baska bir yetenek gelistiremedim bilmiyorum ama butun hayatim guzel bir kitabi arkadaslarla gecirilecek zamana tercih ederek, gunluk 'dozunu' almayinca huysuzlanarak, tatilleri en cok devrilip saatlerce okuyacagim icin iple cekerek gecti.

Buraya kadar hersey guzel, tamam. Niye kendime kitap obezi diyorum peki? Bir obez nasil kriz halinde yiyorsa ben de kriz halinde okuyorum da ondan. Tur, konu, yazar ayirt etmeksizin elime gecen herseyi okuyorum. Okumaya basladigim -hemen hemen- hicbir kitabi nefret etsem de yarim birakamiyorum. Son yillarda ceviri okuyamiyorum, mumkunse herseyi kendi dilinden, olmadi Ingilizceye cevrilmis haliyle okumayi tercih ediyorum. Bir de zaman zaman tematik okumalar yapiyorum, o kadar. Butun seciciligim bundan ibaret. Bu kadar konustuktan sonra baslayayim 'hic aklimdan cikmayan on kitap'a.

1) Fedor Amca- Uspenski: Eger cocukken okumadiysaniz, yazik. Olsun, hemen alin, hemen okuyun. Cocugunuz varsa hemen bugun hediye edin, hatirim icin. Corba ve kofteyle isleyen traktor, ev gunesi (ki hala hayal ediyorum, olsa super olurdu), caydanlik ismindeki buzagi ve dunyanin en guzel resimleri esliginde yuzunuz gulsun.

2) Beasts and Superbeasts- Saki: Ister Fatih Ozguven cevirsiyle, ister orjinalinden, her iki hali ayri guzel, ne zaman topluluk icinde olsam 'agzina geleni soyleme gunu' ilan edilmesiyle ilgili hikaye aklima gelir. Otobuste, trende okumak icin ideal, donup donup tekrar okunacak, sahane bir kitap.

3) Imagined Communities- Benedict Anderson: Birinci sinifta okudugum bolumden nefret edip transfer olmak icin gun sayarken okudum ilk defa. Oyle etkilendim ki sonucta mezun oldugunda he deve ne kus oldugun, herseyden azicik bir parca ogreten bir bolumden mezun oldum.

4) Tutunamayanlar- Oguz Atay: Hayatta ezbere bildigim tek dortluk 'when I was a little child/ bir yokluktu Ankara/ apres moi dull and wild/ town ne oldu que sera' Zaman zaman bir bolumunu okuyorum, mesela Turgut Ozben'in Ankara'ya is takibine gittigi bolumunu (on emir yani) veya Suleyman Kargi'nin siirini. Sanirim uc kere de basindan sonuna kadar okudum, on alti yasimda, ergenlikten catlarken, universitenin ortasinda bir yerlede, bir de mezun olur olmaz. Her seferinde farkli carpti. Beki otuzlarda bir daha okurum.

6) Cevdet Bey ve Ogullari- Orhan Pamuk: Aile hikayelerini, birkac kusagi anlatan kitaplara, arkalarda bir yerde bir ulke tarihini anlatan kitaplara olan ozel merakimin baslangic noktasi.

7) Saatleri Ayarlama Enstitusu- Ahmet Hamdi Tanpinar: Aslinda Turkiye neden boyle ve Turkler niye boylesiniz diye soran her gavura okutmak lazim. Liseli insanlara universite tercihini yapmadan okutmamak lazim, sonra alimallah luzumsuz bisey okurlar, ac kalirlar.

8)Puslu Kitalar Atlasi- Ihsan Oktay Anar: Cok begenecegimi hissettigim bir kitabin ilk sayfasini okurken kalbim carpar benim, okudugum her sayfaya ayri uzulurum, bitiyor kitabim diye. Oyle bir trans halindeyken beni rahatsiz eden olursa da asabilesirim. Puslu Kitalar Atlasi'ni bir yaz tatilinde sezlongtan kalkamayarak okumustum. Hala okumamis bir insanla karsilasirsam inceden kiskanirim o kisiyi, ne guzel, okumamis, kim bilir ne kadar hosuna gidecek diye.

9) Paranin Cinleri- Murathan Mungan: Farkindaysaniz bu listedeki kitaplarin hicbiri 'his' kitabi degil. Ben de bir 'his' insani degilim zaten. Kalbimi eriten bir kitap Paranin Cinleri. 'Pevruze icin resim alti' kadar etkilendigim baska bir hikaye yoktur herhalde. Oyle ki, okuduktan sonra yillarca bit pazarlarindan, eskicilerden, sahaflardan eski resimler topladim. Koray rahatsiz oldugunu soyleyene kadar iki-uc yil hic tanimadigim bir suru insanin resimlerini duvarimda tuttum.

Burcu, dusundum dusundum aklima sadece dokuz tane geldi benim. Onuncu da olur da aklima gelirse eklerim, simdilik bu kadar yetsin, di mi?

10 Mart, 2006 14:12, Blogger Burcu boyle dedi...

Uğraştın, biraz sövdün filan bana ama değdi. Zevkle okudum ben.Kitap obezi lafına da bayıldım ayrıca.

 
10 Mart, 2006 15:35, Blogger elif boyle dedi...

ne güzel anlatmışsın. okumadıklarımı okuyasım geldi, okuduklarımı da tekrardan.

 
10 Mart, 2006 20:22, Blogger simiole paris carnet boyle dedi...

deniz "fedor amca" benim hala odamda durur, cunku cocuguma sakliyorum :)

 
10 Mart, 2006 22:46, Blogger Cerise boyle dedi...

Tutunamayanlar lisede odev olarak verilmisti ve sinavda soru gelecekti ondan. Butun sinif bir sure sonra itiraz edince ikinci bir kitap alternatifi verimisti. Sinifa bir tek ben ve bir arkadasim inatla bu kitabi okuyup ondan sinav olmak istemistik. Yazdiklarini okuyunca acilen bir kez daha okuma istegim depresti. Eee bosuna lens takmiyoruz tabi :)))

 
11 Mart, 2006 00:27, Blogger yasemin boyle dedi...

çok güzel yazmışsın. fedor amca'yı yarın alıcam. paranın cinleri'ni de bekletip duruyordum, okusam artık diyorum.

ilk sene ben de bölüm değiştirmek isteyip alakasız bi yere daha girdikten sonra kalıp bitirmiştim o disiplinlerarasını.

 
13 Mart, 2006 22:38, Blogger Mert Ulas boyle dedi...

bende cocukken cok okurdum ama zamanla azaldi o ama bende de vardir basladim mi hemen bitirme huyu

 
14 Mart, 2006 13:40, Blogger meral boyle dedi...

ben senin başka bir versiyonunum sanırım. Pazartesi günü sabah aldığım 6 kitabın 1, 5 unu bitirdim, şimdi de çabuk bitmesinler diye iki saattir nette geziyorum. Aksi takdirde kendimi kitabın başında buluyorum. Çok güzel ama zor bir durum, kitapları bedava vermedikleri ya da kiralamadıkları için..

meral

 

sen de yorum yaz

yorumlari kapat