Çarşamba, Aralık 14, 2005

"Why is it we want so badly to memorialize ourselves? Even while we're still alive. We wish to assert our existence, like dogs peeing on fire hydrants. We put on display our framed photographs, our parchment diplomas, our siver-plated cups; we monogram our linen, we carve our names on trees, we scrawl them on washroom walls. It's all the same impulse. What do we hope from it? Applause, envy, respect? Or simply attention, of any kind we can get?

At the very least we want a witness. We can't stand the idea of our own voices falling silent finally, like a radio running down. "

M. Atwood, The Blind Assasin

14 Aralık, 2005 15:25, Blogger ligeia boyle dedi...

öyle sanırım gerçekten,, sesim(iz) duyulsun, ardımızda şahit bırakalım istiyoruz galiba tüm bu "hayat"a kendimizi "kazıma" çabalarımızla... ki okuyunca şimdi bunu, blog'lama konusunda da netleşir gibi oldu zihindeki karmaşıklık... sadece birisinin dillendirmesi gerekiyormuş sanırım..

 
14 Aralık, 2005 21:22, Blogger yasemin boyle dedi...

hakkaten niye böyleyiz ki?

 
14 Aralık, 2005 21:57, Blogger tavsan boyle dedi...

eskiden neslin devami fikri cok korkunc gelirdi bana cocuk dogurma sebebi olarak. simdi ama genlerimizle birsey yaratmak istiyorum; biliyorum o bizden baska biri olacak ama bizim genlerimizi tasiyacak. ve boyle dusununce anne-baba hadisesi de baska bir boyut kazaniyor. suana kadar hep onlardan ayri birey oldugumuzu anlatmaya calismak yuzunden buna yogunlasmisiz ama bir yandan da onlardaniz iste ya basbayaga. zaten tilsimi da bu di mi; baska turlu aciklamasi zor anne-baba-cocuk baginin.
bi de sen hep oyle seyelr yaziyorsun ki Deniz (ozellikle bu aralar) booole destan gibi yorum yazmayi gerektiriyor yazinca. kusura kalmayasin. ellerine saglik..

 

sen de yorum yaz

yorumlari kapat