Çarşamba, Aralık 07, 2005

vay vay vay!

  • Face recognition seyine gore Isabella Rosselini'ye benziyormusum, bu gaz ile fezaya dogru yukselebilirim artik.
  • Sanirim yeni bir bagimliligim var: Marc'in beyaz sabun kokulu yer silme sivisiyla ask yasiyorum pazartesiden beri. Hani mumkun olsa parfum olarak kullanacagim. Belki bugun de halilari silerim.
  • Koray'a bunu soyledigimde artik doktoraya mi baslamami, ne yapmami, bisi yapmami soyledi, fazla domeslik bunyeye zarar galiba.
  • Hollandaca calisirken uykum geliyor hep fazla tekrardan, sabrimi zorluyor bu sistem.
  • Hem sakar hem takintili olmak cok zor is: Gecen gun pembe bir fincan kirdim, aynisinin mavisini de Koray kullaniyordu, kova kadardi, cok guzeldi fincanlarimiz, corba da iciyorduk onlardan, iki kisilik bir takim gibiydi. Hemen ertesi gun aynisini alayim diye gittim, kalmamis, onun yerine - yine bir tur takim yaratmak icin- hic de icime sinmeyen dort adet fincan aldim bu sefer. Bu fincanlar daha kucuk hem, sekilleri de tuhaf. Neyse, en fazla birkac ay sonra bunlari da kirarim ben.
  • Butun apartmanda agacini ilk susleyen kisi benim, ayrica aa siz christmas kutluyor musunuz sorusuna cevap vermekten biktim. Hayir kutlamiyoruz, o gunu gayet normal bir gun gibi geciriyoruz, ben Kurban kesmiyor musunuz diye soruyor muyum size ya?

07 Aralık, 2005 13:19, Blogger denizkızı boyle dedi...

Deniz ben de çok seviyorum süslenmiş çam ağacını,ilk alıp kurduğumda çok eleştiri aldım aaa siz hrıstiyanmısınız falan diye komşulardan.Hiç yeni bir yıla girmenin sembolü gibi düşünemezmisiniz böyle düşünürseniz çok daha büyük eğlence katıyor hayata şu küçük süslü ağaç falan diye karşı atakta bulunmuştum.Şimdi o karşı çıkan komşularda kuruyorlar çam ağaçlarını.Hem noel baba da uğruyor ki zaten bize her yeni yıl girişinde,acayip mutlu oluyor benim tombilik bu duruma:))

 
07 Aralık, 2005 15:10, Blogger mom boyle dedi...

sakarlik basa bela benim kadar olma da :))yeni aldigim ayakkabilari mi otururken rahat durmadigimdan mutlaka cizerim, her bulasik yikamaya niyetlendigimde birsey kirarim, bacaklarimi oteye beriye vururum onun icin mor puantiyelerim vardir genelde, bir keresinde arkadasimin yeni aldigi hardisini incelerken elimden ucurmustum sonra ise yaramadi tabi gitti yeni hd :))

 
07 Aralık, 2005 15:28, Blogger uzaktan boyle dedi...

ayni sizin kullandiginiz gibi fincanlardan bizim de vardi.mavisini homer,pembesini de ben kullaniyordum.ve ayni senin gibi ben de pembesini kirdim.sasirdim walla.

 
07 Aralık, 2005 15:44, Blogger Deniz boyle dedi...

uzaktan sen mavi olanini ne yaptin peki, istiyorsan postalayayim sana yeni bir setin olur, benim bu mavinin devamini bulmem mumkun degil ne de olsa.

Ne tuhaf hem ben pembeyi bile sevmem, bu fincanlarda hemen benimsemistim pembe olani benim diye.

 
07 Aralık, 2005 21:18, Blogger cali boyle dedi...

*seni fezaya yükselten face recognition beni intiharın eşiğine sürükledi: önce bir şeye benzetemedi, sonra en iyi ihtimalle elton john'u andırdığımı söyledi. hayır, elton john'la bir alıp veremediğim yok- ama ne olurdu isabelle adjani'ye benzeseydim:)

*sinterklaas gelmiş hoşgelmiş- yılbaşı ağacı şahane! fincanlara gelince, ileride benim olacağım gibi "çöp adam" olmak istemiyorsan sakarlığa tam gaz devam! yenilik şart:)

* domeslikte bir sorun yok ama bişibişiyi bişiyle asla karıştırma demişti annem. o bişilerin ne olduğunu unuttum ama sen onları karıştırmadıkça sorun yok sanırım.

*holdingleri de seviyoruz ama için için koray'ı destekliyorum ben:)

 
08 Aralık, 2005 06:24, Blogger uzaktan boyle dedi...

deniz mavi olani duruyor homer'la paylasmaya calisiyoruz ama olmuyor.aynisindan bulmam mumkun degil cunku ilk geldigimde almistim buraya.yolla sen fincani :)

 
08 Aralık, 2005 09:04, Blogger Margot boyle dedi...

Bağımlılığını bulaştırmış olabilirsin! Ben şimdi beyaz sabun kokulu Marc almaz mıyım!!

 
08 Aralık, 2005 09:18, Blogger Deniz boyle dedi...

@Margot:Hemmen al, ev anneanne evi gibi kokuyor temizlenince, bir huzur, bir devrilip uyuma, aksama fasulye pisirme hissi yaratiyor.
@Uzaktan: Once resmini gondereyim, begenirsen cuzzi bir ucret karsiliginda kendisini de gorebilirsin;)
@cali: Takma face recognition'u, ona gore Koray da vampir zaten. Adami tanimlayamadi bile, dusun artik!

 
08 Aralık, 2005 10:38, Blogger bonafide boyle dedi...

deniz sen de once heveslendirdin uzaktani simdi paradan haber ver diyosun, paragoz insan ;)

 
08 Aralık, 2005 16:32, Blogger koray boyle dedi...

bakkal hic bos degil ama insanligin testis standardizasyonuna katkidan da geri durmuyor: alakasiz bir resmimi buldum (kirmizi gozlu falan) saldim face recognitiona ve juliet binoche ciktim!

bu noktadan sonra soylenecekler halamin husyeleri kivamindadir: face recognition seysine illa dersen ki kardesim hata yapmissin bu adam erkektir diye, o vakit nikolai tesla (hos) ve antonio banderas (nahos, sanirim kirmizi goz yuzunden) sonuclari veriyor. yalniz sonuclar icinde beni derinden sarsan sey su ki kobe bryant da alternatifler arasinda!

 
08 Aralık, 2005 21:01, Blogger uzaktan boyle dedi...

pinar hakli deniz nerden cikti simdi para :P

 
09 Aralık, 2005 14:27, Blogger Su boyle dedi...

Son bikac senedir cam agaci yapmiyorum, cok ozledim ben de! Hep annem yapardi kucukken bana, alismisim :)
Ben sakar ve takintili olunca boyle ikisini birden kirmadigima uzulurum, ee insan cesit cesit

 

sen de yorum yaz

yorumlari kapat