Salı, Ekim 25, 2005

ah gelecegim, eyvah....

Bi banyo yapmaya usenmiyorum bi de okumaya. Sonbahar depresyonu, ise ne kadar yaramadigimi bir daha yuzume vuran yuzlerce is ilani, bir de uzerine belirsizlik, hem de katmerlisinden.

Herhalde allah deniyor beni, ya da birsey anlatmak istiyor, diyor ki, planlarina koyayim, her sey olacagina variyor iste, sen cirpin dur. Eh keyfim yerine gelene kadar yazmayacagim ben de, durtmadan kendime acimanin alemi yok.

25 Ekim, 2005 14:22, Blogger D boyle dedi...

Denizcim elbette herşey olacağına varıyor, doğrudur bu. Ama bari sen yapma, hayatını ancak yaptığı bir iş varsa anlamlı gören, yoksa kendini bir hiç olarak gören fanilerden olma. Ne varmış geleceğimizde allah aşkına? Bunları uzun süre işsiz kalmış biri, üstelik ülkesine büyük umutlarla döndükten sonra hayatın cilveleriyle tanışmış biri olarak yazdığımı da biliyorsun. Yani tuzu kuru kontenjanından olmadığım aşikar. Biraz sabır, biraz güven, biraz mücadele. Birazda durumla eğlenebilecek esneklik, matraklık. Bunların hepsi fazlasıyla var sende. Hadi koçum

 
25 Ekim, 2005 15:56, Blogger ycurl boyle dedi...

Ayni hisleri paylasiyorum Deniz. Ama unutma en azindan sevdigin insanin yanindasin. Nasil olsa is bulunur ve bulunacaktir. Ben de boyle polyanna olmaya calisiyorum. Ne kadar basariliysam o da ayri mesele. Ne demisler sabreden dervis muradina ermis ve mutlaka sen is bulursun cumlelerini son iki aydan beri o kadar cok duyuyorum ki artik yeter ya demek geliyor icimden. Ama sevdigimizin yaninda oldugunu bilip guc almak gerek yoksa hayat kisa mi kisa...

 
25 Ekim, 2005 16:05, Blogger SuGibi boyle dedi...

o onun için yazmasın bu bunun için. neden hıncınızı hep bloglardan dolayısyla bizden çıkarıyosunuz kardeşim.

defne söyle kardeşine yazsın rahatlasın. beni sinir etmesin.

 
25 Ekim, 2005 16:06, Blogger simal_yildizi boyle dedi...

Deniz hn
hatırlatayım diyorum bi dönem haticenin portakal bloğuna bi söz vermiştiniz. Tez bitince falan diyerekten.
ben yanlış mı hatırlıyorum yoksa
çok açımda

 
25 Ekim, 2005 16:09, Blogger YesilErik boyle dedi...

Bu gibi konularda cok tecrubeli birisi degilim. Belirsizlik benim de icimi kemirip duruyor aylardir; kah alenen, kah ustu kapali bir bicimde. Ama bir cikis yolu bulacagina eminim Denizcim. S1kma sen canini. Gel beraber havalara kufredelim. Zictigimin memleketine de kis geldi bugun. Paltomu giydim ciktim evden, saka gibi.

 
25 Ekim, 2005 17:03, Blogger D boyle dedi...

Bence de Su gibi haklı! Yazıp rahatlamakta fayda var. Durumumuza gülebilecek kadar esnek ve cesursak bir farkımız var hayatta. Böyle kıvrak zekalı ve güçlü kişilikte kişilere iyi yazılar yazmak, yeteneğini, becerilerini zorlamak yakışır zaten.
Dilersen geçen sene iş görüşmelerine gittiğim zaman yazdıklarımı oku, gör ağlanacak halimi, önce nasıl küfrettiğimi sonra nasıl çakallaştığımı benim de.

 
26 Ekim, 2005 11:36, Blogger  boyle dedi...

Denizim, sen ne kadar cırmalarsan cırmala, nehir hep akar. akıntı istediğin yönde değilse, enazından yavaşlayana kadar bırak sürüklesin. kasma fazla. her bok olacağına varır. sal biraz, ne bileyim kurabiye pişir, pizza hamuru aç, bilgisayarda oyun oyna, hikayeler yaz, bırak nehir kendince aksın. akıntıya direnme şimdilik, uyum sağla. bisüre sonra nasılsa işler yoluna giriyor. tecrübeyle sabittir. rahatlatacaksa kendi hikayemi anlatayım sana. bi bak halime, sonra karar ver pes edip etmemeye.

 
26 Ekim, 2005 20:48, Blogger e boyle dedi...

heyyy heyyy heyyyy. bunlar gelirler ve geçerler, eşyanın doğasına aykırı değişmemek, üzmesene o tatlı canını. ben sana hemen en kitshinden neşe getirici birşeyler bakayım..) bi de bu yazdıklarını okuduğumda ilk aklıma gelen şarkıyı paylaşmak isterim; "oldu mu şimdii, oldu mu yaaaa...."hadi, nüffen, gülümse, derin bi nefes al, rahat ol.

 

sen de yorum yaz

yorumlari kapat