Cuma, Ağustos 19, 2005

veremle savas

Bugun yine verem kontrolune gittim. Bu sefer yarim saat bekledim, bekleme odasindaki dergiler icinde oldugum odayla nefis bir tezat icindeydi: biz bir oda dolusu ucuncu dunya ulkesi vatandasi kara kafa olarak, elimizde dergiler, temiz pembe Hollandalilarin temiz, pembe, steril, saglikli hayatlarina baktik. Sonra ucuncu kontrolumu oldum, bir umutla bitti degil mi artik diye sordum, megerse seneye bir daha gelmem gerekiyormus.

Ablama anlatinca dikkat et dedi: bunlar yakinda uzerinize bocek ilaci da sikarlar. Aslinda verem kontrolu kotu niyetli bir uygulama degil, kendi ulkelerinde olmayan bir hastaligi tamaman kontrol altina almak istiyorlar, veremli cikarsan da sinirdisi falan edilmiyorsun sonucta, akilli uslu tedavi oluyorsun.

Gocmenlik kadar ego torpuleyen bir sey yok hayatta.

19 Ağustos, 2005 16:58, Blogger koray boyle dedi...

bir de askerlik var beki ama onda o ortamdan ayrilmak gibi bir sansin olmadigi icin daha kolay kabul ediliyor vaziyet, sonra da siradan geliyor. oysa diledigin zaman buradaki gocmenlik (kara kafa, ikinci sinif, iyy, vs.) kimligini birakip yeniden asli vatandas statune donme sansi var.

belki de bu verem kontrollerini "bakalim bu bir senede verem etmeyi basarabilmis miyiz" diye kendilerini denemek icin yapiyorlardir.

 
19 Ağustos, 2005 17:06, Blogger Deniz boyle dedi...

Eh bu sene yaklastilar ama basaramadilar. Uyuz testi yapsalardi misal, o testi gecememe ihtimalim vardi.

 
19 Ağustos, 2005 18:03, Blogger bonafide boyle dedi...

bu arada uyuz tedavisi olmak yerinee sınırdışı edilmeyi tercih edebilir insan. ben bi ara kaşınıyodum manyaklar gibi o zaman tedavi olarak onu da denemişlerdi. zaten hassas olan derini daha da hassaslaştıran bi ilaç kullanıyosun. sonra tüm giysilerini siyah torbalara doldurup ışık görmesin hava almasın diye karantinaya alıyosun. bi de ben bunları boşuna yapmıştım sonradan antidepresan kullanınca kaşıntı maşıntı kalmamıştı...

 
19 Ağustos, 2005 18:17, Blogger ilber boyle dedi...

ego törpüleyen deyince benim de aklıma
askerlik gelmişti önce,sonra düşününce her tür çömezlik de koyuyor.

kötü şeylerin iyi tarafı bitiyorlar,
iyi hatırlanıyorlar.beynin oyunu.

 
22 Ağustos, 2005 10:25, Blogger  boyle dedi...

hah işte, bi de diyosun ki atla gel. yav deniz, ben gelsem oraya, öyle soksalar bi odaya beni, at bakan cambaz misali vücudumun göremediğim yerlerine türlü ışın zerketseler yakarım o memleketi. direk nizah çıkarırım. ve hatta şıçarım iman tahtalarına. cıkcıkcık.

 
22 Ağustos, 2005 10:46, Blogger Deniz boyle dedi...

Bekare abicigim, olay bizi fislemek degil ki tam olarak, bu ulkede koku kurumus bir hastaligin bir daha olusmasini engellemek, Onalti milyonun bir milyonu yabanci burada, kontrol edilmeseydi her turlu bulasici hastaligin nasil yayilacagini dsunebiliyor musun?

Hem bir de soyle bir yol daima var, bir arkadasimiz yapti mesela. Bir organizasyona uye oldu, yasadaki bir bosluktan faydalanarak bu verem kontrollerine girmeyecegim dedi, girmedi. Bunun kirtasiyesiyle ugrasacagina gidip kontrollerini yaptirsa daha rahatlardi, ayri mesele.

 
22 Ağustos, 2005 11:11, Blogger D boyle dedi...

Deniz biliyorsun eskiden zihinsel engelliler, epilepsi hastalarını falan da toplayıp götürmüşlerdi kamplara, yaramaz bunlar diye. Neden bilmem bir çağrışım yapıverdi.

 
22 Ağustos, 2005 18:24, Blogger e boyle dedi...

sen de onlara portatif bir zeka testi yapabilirdin mesela. kanıma dokunmuyor değil gurbet kuşu sevdiklerimin maruz kaldığı bunca muamele

 
23 Ağustos, 2005 09:12, Blogger hayatiharley boyle dedi...

konuya şu pencereden bakıyorum
ülken iki sınıf içinde yer almalı
1- bu zımbırtıları uygulayan ve talep eden ülkeler
2-bu uygulamalara uymak zorunda kalan ülkeler

bu zımbırtıları tüm yabancılara uyguluyorlarsa (ABD Kanada vatandaşı dahil ) bir sorun yok o kadar ezilmemize gerek yok ...hayır seçici oluyorlarsa (Bkz yukarıdaki notlara)
şimdi ufak ufak bu tür uygulamaların kişilerin bireysel başarılarına dayanmadığını ve ülkesel başarılar sağlamamız gerektiğini anlamağa başlıyoruz
"gemisini yürüten kaptan" "iş bilenin kılıç kuşananın" dönemi söylemleri "verem " taramasında bitiyor maalesef ..

 
23 Ağustos, 2005 16:13, Blogger YesilErik boyle dedi...

Simdi boyle durumlarda benim aklima ABDnin sinirlarda baslattigi yeni uygulamasi geliyor. Istisnasiz herkesten parmak izi aliyorlar ya artik. Bir seferinde fransiz bi kadin vardi onumde. Pek soylenmisti simarik kadin, ben de uzaktan zevkle izlemistim. Yaaa, nasil oluyormus ikinci sinif insan muamelesi gormek diye. Uygulamayi kendi capinda tasvip etmesem de bize bu esitligi sagladigi icin hosuma gitmisti.

 
24 Ağustos, 2005 13:14, Blogger Minik Patikler boyle dedi...

Bazi ulke donuslerinde ucaklarda kabina bir cesit ilac fisfis ediyorlardi olsuuuun mikroplar diyerekten, hatirlayamadim simdi hangi havayoluydu ama iki kere basima geldi.

 

sen de yorum yaz

yorumlari kapat