Çarşamba, Temmuz 27, 2005

Yani...

Insanin cani, Temmuz ayinin 27sinde tavuk suyuna corba istememeli. Insan temmuzun sonunda geceleri yataga pijama uzerine hirka ve corap ile girmemeli.

Bizim katin merdivenlerini tamir etmek icin bu gunu secmeselerdi keske, beynimi sikti sabahtan beri tamirat.

Dunya cok acimasiz. Arica bugun ters tarafimdan kalktim, sabahten beri daha uykum acilmis degil. Gelmeyin uzerime, cocugumu keserim.

27 Temmuz, 2005 15:02, Blogger e boyle dedi...

yorganımı elletmem arkadaş' temmuz ayında hala yorganımla yatmayı seviyorum ben, peanuts da ki çocuğun kutsal battaniyesi gibi bir şey bu benim için. en son geçen hafta, kim hangi cüretle onu benden alıp yerine bir pike koymuş. pijamamı da hala giyiyorum, bir de üzerine vantilatörü açıyorum terlememek için ve bu sabah olduğu gibi sağ tarafım felçli uyanıyorum. olur böyle garip istekler, haller. kesme çocuğunu, o senin değil çünkü, kadının sesi programında anlatıcam herşeyi, gel benimle...

 
27 Temmuz, 2005 15:13, Blogger Deniz boyle dedi...

Hmm bu cinsten biriyle ben de ayni evi paylasmistyim, 21 sene kadar. Ismi lazim degil simdi, o kendini bilir:)) Hanimefendi Avustralyadan geri donunce yillarca yorgan ile yatti, simdi duydugumas gore gecmis bu halleri, sicaktan agliyormus bile.

 
27 Temmuz, 2005 15:21, Blogger koray boyle dedi...

vahdet'i mi kesicen yani?

[ic ses: oley!]

[dis ses (belgeselleri seslendiren adam sesi): vahdet bir deve, tunus'lu. vatanindan kilometrelerce uzaklikta holland'nin dogusunda bir evde, bir sifoniyerin (sifoniyerdi di mi onun adi? zigon falan degil?) uzerinde yasiyor. ekosisteminde bir abajur, bir hemradyohemdebipbipederekuyandiran calar saat ve mebzul miktarda kitap ve bir cerceve var. cercevenin uzerinden mal gibi baktigi ve boyle yumus yumus develigin yuzkarasi profili cizdigi icin kendisini orseleyen (boynunu buran, horgucunu portleten felan) bir herif (ben) ve bunlar olurken "birak oglumu!" diye bagiran bir kadin var]

soyle bir okudum da ailecek motoru yakmis gibi gorunuyoruz ama valla oyle degil. kontrol ettim, balata hala saglam, vitesler sikir sikir geciyor.

 
27 Temmuz, 2005 16:51, Blogger bonafide boyle dedi...

walla durum buysa vahdeti kesceğine ağustosta da yorganla yatar deniz.

 
28 Temmuz, 2005 15:26, Blogger YesilErik boyle dedi...

Hava 20 derece birden sogudu burda. Sanki sok dondurma sistemiyle bizi gelecek nesillere saklayacaklar. Yok, abarttim ama ben de yorganimi geri istiyorum.

 
28 Temmuz, 2005 15:32, Blogger Deniz boyle dedi...

Devenin adi Vahdet degil Vahit! (bizi kartacaya goturen taksi soforunun adi) Koray'in ne kadar konuyla alakali oldugu buradan bile belli.

Hem onun aynisindan ablamda da var, annem o develerden bize alana kadar yapmadigimiz simariklik kalmadi.Tunuslular allahin cezasi bir millet oldugunda turist gorup kaziklama konusunda iflahimizi kestiler, annem en sonunda bayagi bir pazarlikla aldi develerimizi. Biz de o sevincle otelde oynadik develerle, annem bize aciyarak bakti.

Sonra ucakta aramiza oturrutuk develeri, bavulda hava alamazlar diye, annemin kum rengindeki yatak ortusunun uzerinde cilgin deve vahitin maceralari konulu kisa bir film de cekmisligimiz vardir.

Sonra ceyizimle beraber Hollanda'ya getirdim onu, yine sirt cantami tam olarak kapatmadim ki hava alsin. Boyle sever, boyle korurum onu ben, Koray anlamaz boyle inceliklerden. Yavrum o benim.

 
28 Temmuz, 2005 15:49, Blogger koray boyle dedi...

bunak olabilirim ama şeyim (neydim?)

 

sen de yorum yaz

yorumlari kapat