Perşembe, Nisan 14, 2005

stabilo

Soz bir sekilde saklamaktan, saklayanlardan acilmis ya, ben de butun gun dusundum. Ben de komsularim gibi, yillarca elime gecen her seyi sakladim, kutuladim, zarfladim, arsivledim, sakladim da sakladim. Her eski sevgilimin bir dosyasi vardi mesela, onunla gittigim filmlerin, gonderilen kartlarin, ivirin zivirin itinayla saklandigi, ayrildiktan sonra buyuk sari bir zarfa kapatilarak bir sonraki agustosa kadar cekmecede bekleyen. Ayni sekilde, her yilin bir defteri (‘kucuk akil ve fikir defteri’ adinda) her ayin birkac dergisi, biraz gazete kupuru, arkadas mektuplari, notlar, gazoz kapaklari, uzerine bir cuvaldiz batirilmis tek bir fasulye tanesi (cok sembolik bir onemi var-di o zamanlar) de o cekmecede agustosun ucuncu haftasina kadar beklerdi.

Babamin dahiyane fikrine uyarak her yil dogum gunumden birkac gun evvel o yilimin muhasebesini yapacagim zaman o zarflar, gazeteler, yazilar, defterler ortaya cikardi. Icimde bir kalp agrisi, bir pismanlik, bir mutsuzlukla bosa gecmis gunlerimi, arkasindan bosuna uzulduklerimi, arkadas kaziklarini, salakliklari muhasebe eder, onumdeki yasa bunlari yapmamayi umut ederdim.

Eh, her yil baska salakliklar yaparak, hic bir yil kendimi tekrar etmeyerek bir anlamda sozumu tuttum da. Yine da hayatimda uydugum en kotu oguttur bu, zaten takintili, hep sucluluk ve yetersizlik duygusu ile dolu olan birine soylenmemesi gereken bir soz bu, iskence oldu o gunler yillarca.

Sonra gecen yil, o mesum gunu biraz erkene aldim, haziran ayinda falandi galiba, dugunumden birkac hafta evvel…Herseye son bir kere baktim, dusundum ve buyuk kismini cope attim. O gunden beri cok daha rahatim, en azindan deprem olacak, herseyin uzerine bir de anilarimin derdine dusecegim diye korkmuyorum artik. Herkese de yaninda boyle bir yuk tasimamak icin bir an evvel butun o ivir zivirdan kurtulmayi oneririm. Butun bunlar adi uzerinde cer cop, yasadigimiz yerleri daraltiyor, toz, kir, hatira tutuyor.

14 Nisan, 2005 14:24, Blogger Donna Quijote boyle dedi...

Sen de bir yengecsin, evet!

 
14 Nisan, 2005 14:35, Blogger Deniz boyle dedi...

hayir efendim, basak burcuyum ben. yukseleni yengec olan. galiba yani, her yer ayri bir sey diyor.

 
14 Nisan, 2005 14:54, Blogger SuGibi boyle dedi...

ben de başakım. yükselenim konusuna rivayet muhtelif.

 
14 Nisan, 2005 15:07, Blogger hatice boyle dedi...

tam da elime yeni gecen kocaman tahta bir kutuya ne koyabilirim diye dusundugum bir anda bloglarda saklanan seylerden bahsedilmeye baslanmis. ben de butun uzuldugum seyleri kagitlara yazip, onlari da bu harika kutuya doldurup cope mi atsam? ama kutuya yazık olur herhalde...

 
14 Nisan, 2005 16:05, Blogger Donna Quijote boyle dedi...

Hmm, basak demek. Bu daha da ilginc. Aslinda evet evet, bir basaklik sezmistim sizde. ;)
Konuya dair ayrintili bir mesaj calismasi yapmam gerekiyor sanirim.

 
15 Nisan, 2005 10:44, Blogger D boyle dedi...

Ben de beni üzen ne varsa tüm canımı sıkanları yıllarca çöpe atmış, tek bir hatıra saklamamış biriyim. Bunu yaparak mutsuzlukları da aklımdan çıkarmayı becerebilir miyim bilmiyorum. Belki de onları da bilerek ve kabul ederek ileriye bakmanın bir orta yolu vardır?

 

sen de yorum yaz

yorumlari kapat