Pazar, Nisan 17, 2005

kivrim kivrim kivrandim

Iki sabahtir kahvalti edemiyorum. Su ve su haberler yuzunden. Ayrica haftasonumun onemli bir kismini on sekiz yasinda bir kizcagizi dinleyerek gecirdim. Dert ettigim, eksikligini hissettigim seylerin ne sig, ne sacma oldugunu, ne kadar sansli oldugumu bundan daha iyi bir sekilde anlayamazdim sanirim.

Bu proje beni mahfediyor, yaptigim herseyden, herkesin sahip oldugunu sandigim haklarin bazilari icin luks oldugunu gormekten, devamli ama devamli sucluluk duymaktan yoruldum. Bir sekilde biraz daha uzak durmayi, kendimi kaptirmamayi ogrenmem gerek ama bu haberleri okurken, tam da ayni zamanda insanlarin hayatlarini dinlerken boyle sakin kalabilmek oyle zor ki.

Ablam dogru soyluyor, biz ayda yetistik galiba. Kendi ulkemin, ayni pasaportu tasidigim insanlarin bu kadar da farkli hayatlar yasadigini gormek icin buraya gelmem, boyle uzaktan bakmam gerekiyormus meger.

18 Nisan, 2005 10:04, Blogger D boyle dedi...

Ne kadar yorucu oluyor bazen değil mi, en doğal haklarını bile başkalarına izah etmek zorunda kalmak.

 
18 Nisan, 2005 10:08, Blogger D boyle dedi...

Haberleri şimdi okudum, bu kadar üzücü bir şey uzun zamandır okumamıştım. Allah kahretsin, bu yaşta bu kadar borçlu, omuzlarında böyle bir yük. Dünya adil değil hiç olmadı. Bize çok çalışarak başarılı ve mutlu olacağımızı söylemeleri de yalan.

 
18 Nisan, 2005 21:39, Blogger Donna Quijote boyle dedi...

icim burkuldu...

 

sen de yorum yaz

yorumlari kapat