Cumartesi, Aralık 18, 2004

bu sabah

bu sabah korayla kahvalti ederken coskun aral'in haberci sini izliyorduk. batman'li cocuklar vardi, malabadi koprusu'nun hikayesini anlatiyorlardi. cocuklar orali, haliyle de farkli bir aksanlari var, hizli hizli konusuyorlar, belli ki televizyona cikacaklar diye heyecanlilar falan. ben de hiyarim ya, "fikra gibi konusuyorlar" dedim. sonra da utandim kendimden, bir dilin sadece bir cesit konusulmasini beklemek, aksanlari mizah unsuru olarak gormek hiyarlik cunku bence. sabahtan beri aklima bu geliyor. nye insanlar tek bir aksanla konusmak zorunda olsunlar ki? hani 'biz' sehirliler olarak yok lazlarin sivesine, dogulularin sivesine guluyoruz ya, onlar da bize guluyor mu?

18 Aralık, 2004 21:27, Blogger nikita boyle dedi...

geçen gün biraz farklı da olsa aynı şeyleri ben de düşündüm. düşünmeme sebep olansa ken loach'un "sweet sixteen" filmiydi; ağır bir iskoç aksanıyla konuşuyordu oyuncular... ağır ve anlaşılmaz da olsa süper eğlenceli bi şive diye geçirdim içimden, kanıksanmış kelimeleri o kadar farklı söylüyorlar ki. misal; kırk yıllık shit kelimesini şayt diye, ya da "ours"u ürs diye telaffuz ediyorlar.

yalnız eğlenceli bulmakla dalga geçmek ve küçük görmek arasında mühim bir fark var.

sanırım onlar da bizim konuşma tarzımızla eğleniyorlardır, hayata tat veren ayrıntılar zira..

 

sen de yorum yaz

yorumlari kapat